Spor

“Bu öfkeyle işin çok zor Emre”

Tahir Karapınar’ı kalan maçlar için takımın başına getiren F.Bahçe’de Emre Belözoğlu ile Volkan Demirel’in maçlarda kenardan daha çok müdahalede bulunması doğru mu? Özellikle Emre’nin agresifliği takıma olumsuz yansır mı?

ZEKİ UZUNDURUKAN: Sayın Ali Koç, çok büyük hedeflerle ve ‘vizyon’ parolasıyla göreve geldi. Trabzonspor karşısında baktığımız takım ve teknik heyet için F.Bahçe taraftarı bile ‘Eyvah eyvah’ diyor. Vedat Muriç, Gustavo ve kaleci Altay dışında sahada mücadele eden oyuncu yok gibi. Hedeflerden uzaklaşmış, yıllardır kupa hasreti çeken bir F.Bahçe var ortada. Bu da Sayın Ali Koç ve yönetiminin eseri… Trabzonspor maçında yedek kulübesinde yaşananlar, F.Bahçe gibi bir büyük kulübe yakışmadı. Pro-Lisansı olan altyapı hocasını (Tahir hoca) göreve getiriyorsunuz. Ama sorumluluk, yedek oyuncu listesindeki Emre Belözoğlu’nda ve biraz da Volkan Demirel’de. Hiç böyle bir şey olabilir mi? Emre’nin oynadığı futbol karşısında ceketimi iliklerim. Büyük saygı duyarım. Ya Emre’nin öfke kontrolüne ne demeli. Yahu bir spor adamı bu kadar sinirlenip, kendinden geçer mi? 40 yaşına gelmişsin artık. Futbol kariyerin başarılarla dolu. Neden böyle öfkeli hareketler yapıp, kendine, takımına zarar veriyorsun! Emre, bu öfkesini yenemediği sürece sportif direktörlük de teknik adamlık da yapamaz. Çok zorlanır ve çok sorun yaşar. Bu benim görüşüm. Ali Koç yönetimi de yaklaşık 100 günde bir teknik adam getiremedi takımın başına. O zaman bana göre başarısız olan Ersun Yanal’la devam etseydi, en azından şunu derdi herkes ‘F.Bahçe’nin kenarda bir teknik direktörü var… Ali Koç yönetimi, teknik adam konusunda da transferler konusunda da çok hata yaptı. Tablo ortada zaten… Ama Başkan Ali Koç’a göre hep suçlu gazeteciler yani bizleriz. Oysa biz, onların önüne ışık tutuyoruz. Gözlerine değil! Aziz Yıldırım Başkan, medya eleştirilerini iyi dinler ve dersler çıkarırdı. Çünkü çok tecrübeli bir başkan profiliydi… ‘

REHA KAPSAL: F.Bahçe-Trabzon maçında bir kulübe teknik adam, diğerinde diploma vardı. Büyük takımlar böyle yönetilmez. ‘Tahir hocayı altyapıya getirdik’ dediler. Emre ve Volkan değerli iki oyuncuydu. Futbol oynadıklarında kendilerinden sorumluydu. Şimdi bütün takımdan sorumlular. Bu kez farklı bir organizasyondalar. Futbolu bırakan herkes bir anda teknik direktör olmak istiyor. Çırak olmadan usta olmak istiyorlar. F.Bahçe’de teknik anlamda bir baş yok. Herkes kendi kafasına göre hareket ediyor. Yalnız Trabzon maçı için söylemiyor. Günümüz futbolunda ‘hadi koçum’ laflarıyla maç kazanılmıyor. Güncellenen futbol; futbolcuların eline bırakılıp, ‘çık oynalarla’ yürümüyor. Bu işler ciddi teknik adamların elinde yürür, başarılı öyle gelir. Başarı için hazırlık yapmıyorsan, başarısızlık için hazırlık yapıyorsundur. F.Bahçe’nin de geldiği noktada başarı için ne kadar hazırlık yaptığı ortada. Emre Belözoğlu, dominant bir karakter, önemli bir futbolcudur. Kayseri maçında sandalye atması, Trabzonspor karşılaşmasında Cüneyt Çakır’a itirazları hem kendine hem takıma hem de camiaya zarar vermektedir.

SERKAN KORKMAZ: Emre Belözoğlu, Trabzon maçında gördüğü lüzumsuz kırmızı kart ve telefonla yaptırttığı Deniz değişikliği ile F.Bahçe taraftarı nezdinde güven kaybına uğradı. Koskoca F.Bahçe, sezonun en önemli maçında göz göre göre elendi. Bunun en önemli sebebi Emre’nin sağlıklı düşünüp, davranamaması oldu. Yetki Tahir hocada olsa belki de F.Bahçe finale kalacaktı.

BÖYLE ORTAMDA BAŞARI İMKANSIZ

F.Bahçe Başkanı Ali Koç’un Trabzon maçında telefonla takıma müdahale ettiği iddiaları için neler söylersiniz?

ZEKİ UZUNDURUKAN:
Tahir hoca kulübede dururken; Emre müdahale ediyor, Volkan müdahale ediyor, Başkan Ali Koç hayli hayli müdahale eder… Ama ben, Sayın Koç’un takıma tribünden müdahale ettiğine yüzde 100 emin değilim… Ama edebilir de. Çünkü F.Bahçe’nin kulübede bir hocası yok! Koskoca F.Bahçe 100 günde bir hoca bulamadı ve ligi hocasız bitirecek. Böyle bir takımdan nasıl başarı beklenir ki… Varın gerisini siz düşünün Fenerbahçeliler! ‘Biz nerede hata yaptık bu kadar ve bu takımı nasıl ayağa kaldırırız?’ demeli F.Bahçe yönetimi! Asıl mesele bu… Yoksa kulübeye telefon açarak, ‘Onu çıkar, bunu sahaya sok!’ demekle bir arpa boyu yol alınmaz!

REHA KAPSAL: İzlerken görmedim. Bunun için varsayımla hareket etmek doğru değil. Görmediğim bilmediğim bir konu hakkında yorum yapmak çok doğru olmaz. Eğer böyle bir şey varsa tabii ki doğru değil. F.Bahçe’de gelinen ortamda her şey müsait. Teknik anlamda takımın başında kimin olduğu belli değil. Böyle bir ortamda başarılı olmak da imkansız.

SERKAN KORKMAZ: Volkan Demirel’e telefon açanın başkan Ali Koç olduğunu sanmıyorum. Ben ve pek çok kişi o ismin Emre Belözoğlu olduğunu düşünüyoruz. Aslında en iyisi, bu konuda sarı-lacivertli kulüpten bir açıklama yapılması. Keza herkes bu hatalı oyuncu değişikliğinin kimin fikri olduğunu merak ediyor.

ASLAN’IN ŞANSI COK AZALDI

Rize’de ağır hasar alan G.Saray, yarıştan koptu mu? Fernando Muslera için de neler söylersiniz?

ZEKİ UZUNDURUKAN: Türkiye’ye gelmiş yabancılar içinde birinci sıraya Alex’i, ikinci sıraya Muslera’yı koyarım. Neden mi; iki oyuncu da Türkiye’de çok sevildiler, başarılı oldular, Muslera’nın sakatlanmasına sadece Galatasaraylılar değil, tüm futbolseverler çok üzüldüler. İnşallah eskisinden daha güçlü ve başarılı olarak sahalara döner. Galatasaray şampiyonluk yarışında ağır yara aldı evet! Ama kapanmayacak bir puan farkı yok. Ama Galatasaray pandemi dönemini iyi geçirmemiş. Takım futbol olarak geriye gitmiş. Rize’de önemli iki oyuncusunu da kaybetti. İşler artık zora girdi. Çünkü Galatasaray, moral ve motivasyon kaybına uğradı. Şampiyon olabilmesi için önündeki 3 rakibin çok puan kaybetmesi, Galatasaray’ın da bütün maçlarını kazanması lazım. Bu olabilir mi? Olabilir ama çok zor görünüyor artık.

EHA KAPSAL: G.Saray’ın şampiyonluğu mucizelere kaldı. Pandemi sonrası Fatih Terim ve futbolcuları en son bırakılan seviyeden çok uzakta, formsuz gördüm. Bir de Muslera’nın sakatlığı teknik anlamda olmasının yanı sıra mental anlamda da zarar verebilir. Geçen sene Rize deplasmanında galip gelerek şampiyonluğun neredeyse ilan ettiği bir maç oynamıştı. Bu sene de Rize’de yenilip şampiyonluğu bıraktı. Muslera ülke futbolu için önemli bir karakter. Çok düzgün bir insan, iyi bir Galatasaraylı ve aile babası. Tekrar çok geçmiş olsun diyorum. Umarım en kısa sürede döner. O futbol sahalarına çok yakışan futbolculardan biri. Tekrar onu futbol ailesi olarak aramızda görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.

SERKAN KORKMAZ: Muslera, Galatasaray için bir kaptandan, muhteşem bir kaleciden çok daha fazlası. Sakatlığı, tüm Galatasaraylılar’ın moralini bozdu ve bu sezonki şampiyonluk beklentisini minimuma indirdi. Uruguaylı kalecinin sakatlığı sadece bu sezonu değil gelecek sezonu da Galatasaray adına olumsuz etkilemiş olabilir. Önümüzdeki yıl G.Saray’ın kalesini Okan Kocuk’a emanet etmek hayli riskli olur.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün
%d blogcu bunu beğendi: